Ne Okudum #9 - İçimizdeki Şeytan Sabahattin Ali

- Nisan 21, 2018


Selamünaleyküm. Bugün size kitap tahlili yapacağım. Evet, yanlış okumadınız sonunda kitap tahlili yapacağım. Eğer dikkatli bir okuyucumsanız uzun süredir bu seriyi devam ettirecek bir yazı paylaşmadığımı fark etmişsiniz fakat bu demek değil ki ben kitap okumuyorum! Aslında bu anlama geliyor. Tamam, belki geçerli bir bahane değil ama kitap okuyacak zaman bulamıyorum. Bulsam da elime kitap alasım gelmiyor. Sonuç olarak bu aralar eskisi ve olması gerektiği kadar kitap okuyamıyorum. Barış Özcan’ın başlattığı şu zinciri kırma olayını dahi bozdum bu sebeple. Günlük 50 sayfa kitap okuma zincirim artık kırılmış demir parçalarından ibaret.

Neyse konumuza dönelim. Okuduğum kitabın adı, başlıktan da fark ettiğiniz gibi, “İçimizdeki Şeytan”.  Yazarı, övmeye kalksak birkaç gün hiç durmadan hakkında konuşabileceğimiz birisi, Sabahattin Ali. Hani şu Madonna’nın hayatını anlatan kitabın yani “Kürk Mantolu Madonna” adlı eserin de yazarı. Bu kitap için yazardan bahsedecek olursak, yine diğer romanlarındaki gibi iki kişi arasında geçen bir olayı anlatmış. Anlatırken yine diğer romanlarında da olduğu gibi oldukça sade, akıcı ve etkili olmuş. Deyim yerindeyse “kaynar su gibi hem akıyor hem yakıyor” roman.

Konusuna gelecek olursak kitap Macide ve Ömer arasındaki çalkantılı aşk hikâyesini anlatıyor. İkisi de gerçekten birbirine çok seviyor, kitabı okurken bunu hissedebiliyorsunuz, fakat gerçek manada bir çift olduklarını kitapta göremiyoruz, en azından ben bunu göremedim. Bunun sebebi Ömer ve onun arkadaş çevresi. Kitap boyunca Ömer’in sürekli arkadaşları tarafından cezbedilmesini izliyoruz. Neredeyse her gün bir yerlere gidiyorlar, bir şeyler yapıyorlar ve bu her gidişte Ömer ve Macide arasındaki mesafe artıyor. Sonunda aralarındaki bu mesafe o kadar artıyor ki geri dönülmez bir yere ulaşıyor ve ayrılmak zorunda kalıyorlar. Tabi Ömer bunların hiçbirini kabul ederek yapmıyor. Her hata yaptığında pişman oluyor ve suçu “içindeki şeytan” ‘a yıkıyor.
Kitaptan kısaca bahsetmek gerekirse bu şekilde bahsedebilirim. Umarım çok detaya girmemişimdir.

Tabi kitapta sadece Ömer ile Macide arasındaki ilişkiyi anlatmıyor. Onlar üzerinden başka gerçeklere de parmak basıyor. Örneğin insanın yaşama amacı hakkında da alıntılar yapıyor bize bir şeyler anlatmak istiyor. Ufak bir örnek vermek gerekirse bunu şu cümle ile gösterebiliriz:
"İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı."

Benim en beğendim ise aydın gibi görünen fakat alakası dahi olmayan kişilere yaptığı göndermeydi. Ömer’in etrafında bu kişilerden çokça var. Sabahattin Ali’nin de dediği gibi bunlar kendi fikirlerinden yoksun, başka büyük insanların fikirlerini ezberlemiş, şiirlerini cümlelerini aklına kazımış hatta yer kalmayınca kendinden şeyler silmiş insanlar. Bildikleri sözlere kendilerinden hiçbir şey katmamışlar. Sadece ezberlemişler ve yeri geldiğinde veya gelmediğinde öylesine ortaya attıkları bilgi kırıntıları ve bu kırıntılardan kendilerini yüksek görmeye çalışıyorlar.  Sabahattin Ali bu tip insanları Bedri’nin azından sağlam bir şekilde eleştirmiş ve bunun ne kadar lüzumsuz, insanı alçaltan bir davranış olduğunu gözler önüne koymuş. Sözlerini alıntılardım fakat heyecanı gider diye yazmıyorum. Kitabı okuyunca görürsünüz onları.

Ayrıca bir de dönemim siyasi hayatına ufak bir gönderme yapmış ve bu gönderme halen bugün geçerli olduğunu düşünüyorum. Bunu da eklemek istedim.

Kitap hakkında çok fazla söyleyebilecek şeyim yok. Aslında var ama o zamanda okumanın heyecanı kalmaz. Mutlaka herkesin okumasını isteyebileceğim kitaplar listesine girer. Okuyun yani. Güzel kitap.


Daha iyi bir inceleme bekliyordunuz fakat bulamadıysanız sizi 1000kitap’a yönlendirecek bu linke tıklayabilirsiniz…  https://goo.gl/NScebr


EmoticonEmoticon

 

Hmm Arama

-->